<#weblogDataCabecalho#>

<#weblogMensagem#>

comentários[<#weblogTotalComentarios#>]

Perfil:


Escreva aqui o seu perfil.







Diversos:

xxxxxx



Links:

www.ALavigne.com.br
SeNsİzLiĞiN SoKaĞı - Blogcu
SeNsİzLiĞiN SoKaĞı

Tanım

İNŞALLAH sitemde iyi vakit geçirirsiniz


Bağlantılarım

* Ana Sayfa
* Profilim
* Arşiv
* Arkadaşlarım
* ayni
* aycenur
* 604
* merve9220

Kategoriler



Tarih: 09:13, 6/9/2006
Bağlantı

Sen Vurdunda Ben Ölmedim Mi ? ? ?

 

sen vurdunda ben ölmedim mi?

 

Yokluğunda ne ateşleri hasretinle yaktım da

 Bir seni yakamadım beni yaktığın gibi…

Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni

Sense araya korkular koydun…

 Şimdi nerdesin diye sorma

Sen çağırdın da ben gelmedim mi?

 Sen varken Darılmazdım çiçeksiz baharlara

 Yağmurlu havalara

 Bu kasvetli akşamlara

 Sen varken bakıp içlenmezdim tren istasyonlarına

 Otobüs duraklarına

 Sen varken ayrılıklara ağlamazdım

Yıkılmazdım biten sevdaların ardından

 Gidenlere kızmazdım

 Kalanlara acımazdım

Masumdum çocuklar gibi

Böyle delirmezdim

 Küfretmezdim

 Hele ölmeyi hiç düşünmezdim

Şimdi soruyorum sana

 Adı sevdaysa bu cehennemin

 Sen yaktın da ben yanmadım mı?

Şimdi ufukta kaybolduğun yere bakıp

Bildiğim bütün uykusuz şiirleri söylüyorum

Gözlerim ıslak, kirpiklerim ıslak

Neden ağlıyorsun diye sakın sorma

 Sen istedin de ben gülmedim mi?

Biliyorsun

Bütün acılarına yeşil ışıklar yaktım olmadı

Bütün korkularına arka çıktım olmadı

 Dağlara merdiven dayadım olmadı

Sevdim olmadı, yandım olmadı, taptım olmadı

Artık benden pes

Bu aşkın biletini istediğin gibi kes

Nasılsa gidiyorsun Biliyorum git…

 Yalnız ardında Ağlayan bir çift göz

 Paramparça bir yürek

Ve yıkılmış bir dağ görmek istemiyorsan

 Çek silahını daya sırtıma

Titrersem..

 Titrersem..

NAMERDİM..!!

SEN VURDUN

SEN VURDUN DA BEN ÖLMEDİM Mİ..?!?!

                                                         

                      

 

 

 

Ne Kaldı ki Geriye!

_____Sen gidince,

Gülsende güller üzgün, solgun
Ağıt yakıyor bülbüller, sessizliğe
Rüzgar bile ağlıyor eserken
Hazan yaprakları dökülüyor, sessizce
Ağır mı ağır sessiz geceler, soğuk
Özlem, sadece özlem var, artık kalplerde.

Senden sonra,
Sensizlikten gayrı
Ne kaldı ki geriye!


_____Sen gidince,

Suskun oldu gönüller
Lal oldu dudaklar
Kurudu göz pınarları, akmıyor
Bir yangın ki yüreklerde, derinden
Sardı bedenleri, yakıyor pare pare
Durdu artık zaman, öksüz oldu mekanlar.

Senden sonra,
Sensizlikten gayrı
Ne kaldı ki geriye!!!.......

 

                ''ѕєиỉ  ѕєиѕỉζ  уαѕαмακ  vαяуα  ỉѕtє  αѕıℓ  σ  κσуυуσя  α∂αмα  ζєуиєρ нσ¢αм''

 


Tarih: 10:57, 26/7/2006
Yorum (2) | Yorum yaz | Bağlantı

cem yılmaz çocukken.......

cem yılmaz çocukken.......

Ben cocukken cok salaktim.

Edip Akbayram'in ismini Edi zannederdim. Yani o, benim icin "Edi Pakbayram"di.

Ablama, "Nasil olup da koca bir gunu canin sıkılmadan evde oturarak geciriyorsun?" demistim. "Buyuyunceinsanin cani sokakta oynamak istemez ki" cevabini vermisti. Uzunca bir sure buyuyup buyumedigimi anlamak icin kendime, "Canin sokakta oynamayi istiyor mu?" diye sormustum.

Annem erkegin cinsel organini "pipi" kadininkini "kutu" olarak tanimlamisti. O zamanlar TRT'de Cenk Koray'in sundugu "Tele Kutu" diye bir yarisma vardi. Yarismacilar, "Hayir Cenk Bey. Ben kutumu acmak istiyorum" deyince kosarak odadan kacardim.

Sabahlari kalktigimda aklimin hala yerinde olup olmadigini anlamak icin 2+2, 3+4 gibi toplama islemleri yapardim. Sonuclar dogru olunca da cok sevinirdim.

Dedemle parka gittigimiz bir gun TRT'ciler cekim icin oradaydi. Beni oynarken cektiler. Yayin gunu bizim aile jeneriginde gozuktugum cocuk programini izlemek icin televizyon basina gecti.Kendimi ekranda gorunce, "Beni niye parkta unuttunuuuz?" diye gozyaslarina bogulmustum.

"Geri vites" kavramim yoktu. Sofor, kolunu koltuga atip arkaya dogru bakinca araba otomatikman geri geri gidiyor zannederdim.

Benden buyuk kuzenlerim dondurmacilarin dondurma kulahlarinin sivri kismiyla kulaklarini karistirdigini soylemisti. Inanmistim. Hala da kulahlarin sivri kisimlarini yemem. cope atarim.

Babaannem bir gun gelirse sevdigim dizilerin olmadigi bir gun gelsin istiyordum.

Abimle Karaoglancilik oynardik. O Karaoglan olurdu, beni de Bizans askeri yapardi. Sonra evire ceviredoverdi. cok muhim bir sey yaptigimi sandigim icin canim yansa bile hic sesimi cikarmazdim.

Yesil ve siyah zeytinin ayri agaclarda yetistigini sanirdim.

Bulmacalardaki, "Annenin erkek kardesi" kismina dayimin bes harfli ismini sigdirmaya calisirdim.

Anaokulunda patates baskisi yapmayi ogrenmistik. O kadar hosuma gitmisti ki, evde duvarlara, masa ortulerine filan basmistim.Ancak sanat merakim annemin yeni aldigi beyaz etege patatesi yapistirmamla son bulmustu.Hem gonlunu almak hem de el koydugu patateslerime kavusmak icin dahiyane bir fikirle ogretmenimin yanina gittim. "Annem" yazisini patatese oydurttum. Sevincle eve gelerek soyundum. Renkli boyalara batirdigim patatesi vucudumun her tarafina bastim. Sonra da annemin karsisina gectim. Beni o halde gorunce aglamaya baslamisti.

Madonna ile Maradona'yi kardes zannederdim. Kendi kendime, "Bunlarin babasi ne sansli be. Bir cocugu futbolun krali,biri muzigin kralicesi" derdim

Birinden ozur diledigim zaman Allah'in bana bir ozur verecegini sanirdim. Sakat olacagimi dusunup hemen "diledigim ozru " geri alirdim.

Kurban Bayrami'nda toplanan derilerden ucak yapildigini sanirdim. Ucaklarin dis yuzeyinin bu derilerle kaplandigi icin Turk Hava Kurumu'nun topladigini dusunuyordum. Ucak kacirma filmlerinde silahla ates edildiginde ya da bomba patladiginda, "Ayyy! Deri delindi!" derdim.

"Gil" diye konusanlari fakir zannederdim.

Annem banyodan ciktiktan sonra babamin soyledigi, "Sihhatler olsun" lafini "Saatler olsun" diye anlardim. Bunun da, "Banyoda amma cok kaldin" gibi bir sey demek oldugunu sanip babamin anneme kizdigini dusunurdum. Annemin buna karsin niye sadece, Sagol" dedigini merakederdim. "Ne kibar kadin, derdim.


Tarih: 02:31, 16/6/2006
Yorum (4) | Yorum yaz | Bağlantı

mahalle maçları........

Mahalle maçlarinda baska hiç bir resmi müsabakada rastlayamayacaginiz kurallar ve terimler vardir. Iste bazilari:

ATAN ALIR SPOR:
Mahalle maçlari genellikle caddelerde yahut bahçelerde yapildigi için topun kaçma olasiligi olan çok yer vardir. Top bir yere kaçtiginda topu kaçiran takimin karsisindaki takim hemen,"Atan alir" der.Top onlarin sahasinda auta çikmis oldugu halde karsi takim topu almak zorunda kalir.

ELIN AVANTAJI OLMAZ:
Takimlardan biri ataktadir. Defans oyuncusu topu elle keser fakat pozisyon devam eder ve gol olur. Golü yiyen takim el var diye mizildar. Karsi takim, "Avantaj olmaz." der. Hemen akabinde kaleci "Ulan elin avantaji olmaz." diye haykirir. Bir yere varilamaz. Kisir döngüdür.

ADAMIN GOL DIYO:
Gol atilir fakat yiyen takim saymaz. Hep bir agizdan "Direk ulan." diye anirmaktadirlar. Fakat içlerinden biri, "Gol abi." der. Karsi takimdan bunu duyan biri direk atlar ve, "Ulan adamin gol diyo." diye serzeniste bulunur. Gol sayilir, adam dövülür.

ABANMA YOK:
Genelde küçük çocuklar arasinda yaygindir. Kaleciler abanma yok derler. Aralarindan yasça büyük olani Laf karimisiniz." dese de abanma olmaz.

GÖNÜL ALMA:
Büyüklerle küçüklerin ortak oynadigi maçta büyüklerden biri gaza gelip küçük bir çocuga sert girince direk penalti olur. Nerede olursa olsun. Küçük çocuk sevilen bir simadir ve faulü yapan abidir. Penalti kullanilir, genelde gol olmaz çünkü kalede bir ayi vardir ve penaltiyi atan küçük çocuktur.

KALECI DEGISTIN 2 PENALTI:
Herhangi bir penalti pozisyonunda kaleye hemen forvetin etkili silahlarindan biri geçmek ister çünkü o her mevkide iyidir.Buna karsilik karsi takima teselli olarak ekstra bir penalti verilir. 1+1=2.

3 KERE SEKTIRME:
Kaleci degaj kullanirken eger yaninda bir rakip forvet varsa topu 3 kere sektirir ve, "Açilsana ulan üç kere sektirdim iste." der, rakip açilir.

1'E 1 ATIS:
Çift penalti sisteminde eger birinci penalti kaçarsa ikinci sans vardir ama gol olursa ikinci sans kullanilamaz. Bunun mantigini hala çözebilmis degilim.

SAGLIK ÖNLEMLERI :
Bazen top insanin pek münasip olmayan bir tarafina gelir, herkesin reaksiyonu aynidir: "Ise ise!." Uygun araziye çis edildikten sonra maca devam edilir.

Mahalle maçlarinda her zaman saçi ince telli ve uzun olan kisiler vardir. Bunlar geriden topu alip bütün güçleriyle ileri kosarken kafalarini ileri dogru atarlar. Amaç gol atmak ya da rakibi çalimlamak degil, saçlarin rüzgarda ahenkle dans etmesini saglamaktir. Bu kisiler büyüyünce Fenerbahçeli Aykut gibi olurlar.

TOP KURTARMA OPERASYONU:
Top zirt pirt araba altina kaçar. Böyle durumlarda, sahadaki en çelimsiz ve en hop-zip kisi, en iri iri kisi tarafindan topu almaya gönderilir. Arabanin altina kaçan toplar tam ortasinda durur bazen, kimse yetisemez oraya. Bu sefer tas atma ve sopayla itekleme fasli baslar. Arabanin egzozuna vurulan birkaç darbeden sonra top yuvarlana yuvarlana çikar bir taraftan; artik kosarak maca geri dönme zamanidir.

AT BAKIIM ABININ KILLI GÖGSÜNE...
Ya ne igrenç bisiydi bu. Sen takimini kurmussun, pasa pasa macini yapiyosun. Muhtemelen yasça ve boyutça senden büyük olan eleman damlar, bu gereksiz cümleyi sarf ederek maca dahil olur, tadimizi tuzumuzu kaçirir.

GOL DiiL OGLUM BEL ÜSTÜ :
Minyatür kale maçlarda elle tutulmasina engel olunmak için getirilmis bir çözümdür ancak bel ustu gibi kisiden kisiye degisen ve ispati zor bir kriter getirdigi için nice kavgalarin çikmasina, nice baslarin yarilmasina sebep olmustur.


Tarih: 02:58, 14/6/2006
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

erkeklerin ağzından yemek tarifleri

* Domatesli Biberli Yumurta Buyukce bir tavaya yag domates ve biber koyup bir sigara yakiyoruz. Sigaranin kulu yere dusmek uzereyse yumurtalari eklemenin zamani gelmis demektir. Yumurtalari kirip sigaramizi bitiriyoruz. Pismistir herhalde. Ocagin altini kapatiyoruz.

* Biberli Domatesli Yumurta: Her gun domatesli biberli yumurta yemekten sikildigimizda yapabilecegimiz bu enfes yemek tipki biberli yumurtali domates gibi pisiriliyor.

* Makarna: Bir tencere dolusu sicak suya makarna posetini bosaltip mac izlemeye basliyoruz. Ilk yarinin ortalarina dogru kalkip altini kapatiyoruz. Tencerenin icinden sectigimiz makarnayi fayansa firlatiyoruz.Yapisirsa pismis demektir. Devre arasinda hala icinde su kaldiysa tencerenin kapagini kapatip lavabodaki en kirli tabagin uzerine dogru dokuyoruz (o zaman hem tabak temizleniyor hem de makarnalar catalla yenebiliyor)... Uzerine ketcap sIkIp yiyiyoruz. Not: Fayansa firlattiginiz makarnayi bi ara oradan alin. Sayica fazlalastiklarinda bazen hangisini firlattiginiz karisiyo.

* Tuzlu Makarna: Yapilisi ayni makarnaya benziyor. Tek farki bu kez makarnalari suya atmadan once tuz koymayi akil ediyoruz .. Oyle daha guzel oluyor.

* Pilav Pilav aslinda basit bir yemek degil. Aranan kriterler var. Tuzlu yumusak ve tane tane olmasi gerekiyor. Sonuncusu kolay. Pirincleri tektek pisirdiginizde tane tane oluyorlar ama uzun suruyor. Maharet hepsini bir arada pisirebilmekte; ama cok da sorun etmeyin. Nasil olsa icine yogurt koyup bulamac haline getirdigimizde hepsi birbirine yapisiyor. Kisaca yag koyup uzerine pirinc ekliyorsunuz. Sonra da su ve tuz koyup pisiriyorsunuz.. Hem bunu suzmeye de gerek yok.

* Patates Kizartmasi En kolay islerden biri. Patatesleri soyup parmak gibi kesiyorsunuz ve kizgin yaga atiyorsunuz.Tek yapmaniz gereken altini zamaninda kapatmaniz. Yoksa tencere alev alabiliyor. Bu yuzden sadece tv'de pembe dizi izlerken yapin. Bir de diger yemeklerin aksine bunu tencereden yiyemiyoruz. Mutlaka tabaga koymak gerekiyor. Onun disinda cok kolay. ORTA ZORLUKTAKI YEMEKLER

* Hazir Pizza Pizzamizi firinimiza atip pismesini bekliyoruz daha sonra firindan cikarip yanik yerlerini bicakla kaziyoruz. Dikkat edilmesi gereken tek sey kazirken uzerindeki malzemeleri mutfak tezgahina yapistirmamak.

* Hazir Kofte Bu da nispeten zor bir yemek. Bir miktar sivi yagi teflon tavaya koyup kofteleri icine diziyoruz.Kofteler tavayla ayni renk olmadan altini kapatmak gerekiyor. O yuzden basinda beklemek lazim. ZOR YEMEKLER

* Konserve Turlu Bir miktar yag ve salcayi tencereye koyup konservenin icindekileri dokup uzerine su koyuyoruz. Pismesi cok uzun suruyor. O sebeple basinda beklemiyoruz. Gidip tv izliyoruz. Her seferinde yandiklari icin henuz tadina bakamadim ama konservenin uzerindeki resme bakilirsa guzel bi seye benziyor.

* Tavuk Yapilisi makarna gibi. Sicak suyun icine atiyoruz arada pisip pismedigine bakmak icin hayvanin kaba etine catal sapliyoruz. Bu yemek pistikten bir iki gun sonra uzeri jelibon gibi oluyor. Bu yuzden pisirirken istege bagli olarak bolca toz seker eklenebilir. ULTRA ZOR YEMEKLER

* Kiymali Bamya Konserve turluye benziyor ama icine daha onceden kavrulmus kiyma konulmali. Kiyma kavurmak cok zor ve zahmetli bir is. Bu yuzden makarna pisirmeyi oneriyorum. PUF NOKTALAR

* Yemekleri daima tencerenin icinden yiyin. Boylelikle tabak kirletmemis olursunuz.

* Asla sade pilav yapmayin. Domatesli pilav yaptiginizda bir seye benzemese bile renginden anlasilmaz.

* Mutlaka soganli bir yemek yapacaksaniz asla sogana dokunmayin. Ozellikle rendelediginizde elleriniz cok kotu kokuyor. Bunun yerine sogana ekmek tahtasiyla bes alti kez vurmayi deneyin, ayni isi gorur.

* Patates kizartacaksaniz soydugunuz patatesleri asla yikamayin. Kizgin yaga attiginizda cok kotu patliyorlar.

* Yemekler asla kendi baslarina hareket etmezler. Sayet gecen ay yaptiginiz tavuk kendi kendine kimildamaya basladiysa kurtlanmis demektir.Sakin yemeyin.

* Sebzeleri pisirdikce vitamin degerleri duser. Mumkun oldugunca cig tuketin.

* Karpuz tabaga koyulmasi fuzuli bir meyvedir. Ikiye ayirip ortasindan kasikla yiyebilirsiniz.

* Tencere kapagi en mukemmel tabaktir.

* Buzdolabinin sebzelik olarak adlandirilan kismi yemeyi dusunmediginiz seylerin saklanmasi icin idealdir. Bu bolume konan seyler nasil olsa bir sure sonra unutulur.

* Sebzeligin kapagini siki kapatirsaniz curuyen seylerin kokusu dolaba daha az yayilir.

* Spagetti pakedini acmak icin pakedi ortasindan sikica kavrayin ve altini tum gucunuzle fayansa vurun. Pakedin ust tarafi irtilacaktir. Belki bu islem sirasinda makarna unufak olabilir ama risk almaya deger. Ozellikle misafirlerin yaninda yaparsaniz tavsiye ediyorum. Oyle daha guzel, bu size cok maco bir hava verir.


Tarih: 02:53, 14/6/2006
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

<- | Sonraki Sayfa ->